Bir marka bedenle ilgilenir, diğeri davranışla. Çalışma ortamı ikisinin kesiştiği yerde kurulur.
Addo, Almanya merkezli Interstuhl'un Türkiye tek yetkili distribütörüdür. Bu, bir ürün grubunun ithal edilmesinden ibaret bir ilişki değil. İki şirketin çalışma ortamına bakışı farklı ölçeklerden başlıyor ve tam da bu yüzden birbirini tamamlıyor.

1961: bir dikiş atölyesinin sorunu
Interstuhl'un hikâyesi bir ürün fikriyle değil, bir çalışma sorunuyla başladı. 1961'de Meßstetten-Tieringen'de küçük bir demirci atölyesinde Wilhelm ve Werner Link kardeşlerin geliştirdiği ilk ürün — Bi-Regulette — dikiş makinesi başında çalışan kadınların işini kolaylaştırmak için tasarlanmıştı.
Bu çıkış noktası önemli, çünkü sonrasında gelen her şeyi açıklıyor. Interstuhl bir mobilya markası olarak değil, bedenin iş sırasında ne yaşadığını çözmeye çalışan bir atölye olarak kuruldu. Bugün 850 çalışanı, üçüncü kuşak aile yönetimi ve elli milyonun üzerinde üretilmiş sandalyesiyle aynı soruyu soruyor: insan sekiz saat boyunca nasıl oturur?
Interstuhl'un felsefesi: bedenin doğal ergonomisi
Interstuhl ürünlerini “bedenin doğal ergonomisini destekleme” ilkesi üzerinden tanımlıyor. Çözüm arayışını laboratuvarda bırakmıyor; araştırma enstitüleri, tasarımcılar ve mimarlarla birlikte geliştiriyor.
Şirketin kendi ifadesiyle çevre bilinci “şirket felsefesine sıkıca yerleşmiş” durumda. Üçüncü kuşak bir aile şirketi olarak kendini “çocuklarımıza ve torunlarımıza sağlam bir ekonomik, ekolojik ve sosyal çevre bırakmak” sorumluluğuyla tanımlıyor; büyümeyi de organik tutmayı tercih ediyor.
Bu, kısa vadeli bir marka dili değil. Nesil hesabı yapan bir şirketin dili.
Addo'nun felsefesi: mekânın sessiz yönetimi
Addo'nun çıkış noktası başka bir ölçekte duruyor: mekân, organizasyonların sessiz yönetim sistemidir.
Bir şirketin nasıl çalıştığını yalnızca yöneticileri, süreçleri ve politikaları belirlemez. İnsanların kiminle karşılaştığı, kime kolay ulaştığı, nerede yalnız kalabildiği, bir toplantıya hangi düzende oturduğu — bunların hepsi fiziksel kararların sonucudur ve her gün tekrar eder. Mekân bunu sessizce yapar; bu yüzden yazılı politikadan daha güçlüdür.
Addo bu sistemin parçalarını üretir: masanın geometrisi, ünitenin modülerliği, yönetici masasının etrafında bırakılan yaklaşma alanı.
İkisi nerede buluşuyor
Interstuhl'un çözdüğü soru bedenin ölçeğinde: insan sekiz saat nasıl oturur? Addo'nun çözdüğü soru davranışın ölçeğinde: insanlar bir mekân içinde birbirine nasıl yaklaşır, nasıl konuşur, nasıl karar alır? Bir çalışma ortamı ancak ikisi birlikte doğru olduğunda işler.
Kusursuz ergonomiye sahip bir koltuk, yanlış kurgulanmış bir düzenin sorununu çözmez; insanlar yine birbirine ulaşamaz, yine yanlış düzende toplanır. Tersi de geçerli: iyi kurgulanmış bir açık ofis, sekiz saat sonra sırtı ağrıyan bir çalışan için hiçbir şey ifade etmez.
İki ölçek arasında üstünlük ilişkisi yok. Biri olmadan diğeri eksik kalıyor; iş birliğinin gerekçesi de bu.
Sertifika, garanti ve mühendislik
Interstuhl ürünlerinin arkasında ölçülebilir bir belge seti duruyor: 10 yıl garanti, GS güvenlik sertifikası, Blue Angel çevre etiketi ve %30 cam elyaf takviyeli bileşenler.
Bunlar pazarlama ifadeleri değil, bağımsız kurumların denetlediği standartlar. GS, ürünün güvenlik testlerinden geçtiğini gösterir. Blue Angel, Almanya'nın en eski çevre etiketidir ve ürünün çevresel ölçütleri karşıladığını belgeler. On yıl garanti ise üreticinin kendi dayanıklılık iddiasına imza atmasıdır — bir ürünün ne kadar süre ayakta kalacağına dair en somut taahhüt.
Bu nitelikteki ürünlerin Türkiye'de bulunabilir olması tek başına üretim kalitesiyle çözülen bir mesele değil. Alman mühendisliğiyle üretilmiş, sertifikalı ve uzun garantili bir ürünün buradaki kurumsal projelere ulaşabilmesi için iki şey gerekir: doğru ortak ve doğru fiyat.
Tek yetkili distribütörlüğün anlamı burada. Addo'nun üstlendiği iş, bu ürünleri kataloga eklemek değil; sertifika seviyesinden ödün vermeden erişilebilir bir fiyat-performans aralığında, Türkiye'deki projelere doğru biçimde sunmak.
Bilginin aktarılması
İlişki ürünle sınırlı değil. Addo ekibi ve çalıştığı mimarlar, Interstuhl'un Meßstetten-Tieringen'deki merkezinde ürün geliştirme, tasarım, mühendislik ve üretim süreçlerini yerinde görüyor. Interstuhl Group'un üç markası — Interstuhl, Bimos ve Backforce — bu bilgi birikimiyle birlikte sunuluyor.
Ergonomik bir çözümün arkasındaki mühendisliği bilmeyen biri, onu doğru yere yerleştiremez. Bu yüzden aktarılan şey yalnızca ürün değil.

Skyland'de nasıl görünüyor
İstanbul Skyland'deki Addo showroomunda Interstuhl ürünleri ayrı bir köşede sergilenmiyor. Addo'nun kendi koleksiyonuyla iç içe, gerçek bir çalışma düzeninin parçası olarak yerleştirildi.
Bu bir yerleştirme tercihi değil, iş birliğinin kendisinin fiziksel karşılığı. Ziyaretçi iki ayrı katalog görmüyor; masayla koltuğun, sistemle oturmanın birlikte nasıl davrandığını görüyor. İki markanın ürünlerinin birbirine ne yaptığı, ancak aynı mekânda kurulduklarında anlaşılır.
Uzun ufuk
İki şirketin ortak noktası yalnızca ürün mantığı değil, zaman anlayışı.
Interstuhl üçüncü kuşak bir aile şirketi; büyümeyi organik tutuyor ve kendini nesiller üzerinden tanımlıyor. On yıllık garanti de aynı anlayışın ürün tarafındaki karşılığı: bir şeyin uzun süre dayanacağını varsayarak tasarlamak.
Addo koleksiyonunu bağımsız tasarımcılarla kurduğu uzun soluklu iş birlikleri üzerinden geliştirir — tek seferlik imza anlaşmaları değil, süreklilik taşıyan ilişkiler. Ölçeğini üretim miktarıyla değil, içinde doğru karar verilmiş proje sayısıyla ölçer.
İkisi de talebin arkasından koşmuyor. Bu tür bir iş birliği de zaten kısa vadede kurulmuyor.
Kaynaklar
Interstuhl — Sustainability
Discover Germany — Interstuhl: the perfect chair combines comfort with great design
Addo — ADDO ile Interstuhl Deneyimi: TEAM Project'in Gözünden