Milano’dan Çarpıcı Notlar

Bu yıl 9-14 Nisan tarihlerinde gerçekleşen Milano Tasarım Haftası, geçmiş yıllarda olduğu gibi alanın önde gelen tasarımcı ve mimarlarını, kurumları, markaları ve izleyicileri bir araya getirdi. Güncel tartışmaların derinleştirdiği konular ve yakın gelecekte gündemimize girecek yeni başlıklar etkinlik boyunca uluslararası tasarım ve mimarlık dünyasının odağındaydı.

İlgiyle takip edilen konuların başında elbette ‘doğa’, ‘gezegenin geleceği’ ve ‘tasarımcıların, mimarların gittikçe kritik hale gelen rolü’ yer alıyordu.

Doğadan malzemelerle ortaya çıkan tasarımlar

İngiliz tasarımcı Bethan Gray’in, doğal yüzeyler üzerine çalışan Nature Squared markasıyla gerçekleştirdiği işbirliği sonucu, tüy, deniz kabuğu gibi deniz ürünleri ve tarım endüstrilerinin artık malzemelerini kullanarak ortaya çıkardığı yeni bir mobilya serisi büyük ilgiyle karşılandı.

Yine ve her zaman ‘sürdürülebilirlik’

Son yılların en sıcak konularından biri olan sürdürülebilirlik bu yıl da Milano’nun odağındaydı. Konunun en geniş ele alındığı etkinliklerin başında, ‘Broken Nature: Design Takes on Human Survival’ başlıklı Triennale di Milano sergisi geliyordu. Eylül 2019’a kadar görülebilecek olan ve küratörlüğünü Paola Antonelli’nin üstlendiği sergi Tasarım Haftası boyunca büyük ilgi gördü.

120 tasarım ve mimarlık projesinin yer aldığı serginin temel amacı, türümüzün gezegenle olan kırılma noktasında olan ilişkisini ortaya koymak ve bunun üzerine hem çarpıcı bir farkındalık, hem de etkili bir tartışma yaratmaktı.

Bitkiler yapıları sarıyor

Avustralyalı sanatçı Linda Tegg’in, Jil Sander markasının Milano’daki merkez ofisine yerleştirdiği bitkiler, ‘spontane bitkilendirme’ konusunu katılımcıların ilgisine sundu.

Kentin endüstriyelleşen bölgelerinden toplanan bitkiler, izleyicilerin hiç beklemedikleri bir yerde ve bağlamda karşılarına çıkarak, kent ölçeğinde doğa ile kurduğumuz ilişkiyi yeniden gözden geçirme fırsatı yarattı.

Doğa Dostuyuz !

Addo olarak kurulduğumuz ilk günden bu yana tasarım ve üretim prensiplerimizi şekillendiren marka felsefesinin başında ‘Doğa Dostu’ bir yaklaşımı benimsemek geliyor.  Sanayi çağının kabul edilmiş gerçeklerini yeni bir anlayışla sorgulayarak üretim gerçekleştiriyoruz ve tüm üretim tesislerimizde, ve süreçlerimizde doğaya saygılı, sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla hareket ediyoruz. Milano Tasarım Haftası boyunca tartışmaların odağında yer alan, ‘doğa ve gezegene karşı bilinçli bir tasarım ve üretim bakış açısı gözetme’nin bilinciyle, ilk günkü bu yaklaşımımızı artan bir sahiplilikle geleceğe taşıyoruz.

Paylaş