COVID-19 sonrası farklı ürünler, yeni mekanlar…

COVID-19 artık hayatımızın bir parçası. Karantina döneminin ardından yavaş yavaş hayatın akışına dönmeye çalışılan yeni dönemde tasarımcılar tarafından, bireysel kullanım ve mekan tasarımı anlamında yeni çözümler geliştirilmeye başladı. Aralarında şapka, maske önerilerinin fazlaca yer aldığını geliştirilen bu ürünlerin çoğu hijen ve sosyal mesafeyi hedef alıyor. Bu yeni tasarımların bazıları işlev ve kullanım anlamında bir hayli iyi çözümler sunarken, bazıları biraz zorlayıcı ve spekülatif bir yaklaşım ortaya koyuyor.
Tasarımcıların COVID-19 sonrası gündelik yaşamda dikkat edilmesi gereken hijyen ve sosyal mesafe kurallarına uygun olarak geliştirdikleri tasarımlardan bazıları:

  • Restoranlarda korunaklı bir şekilde yemek yemeye imkan tanıyan PLEX’EAT projesi, avizeye benzer pleksiglaslardan oluşuyor. Proje Fransız tasarımcı ve skenograf Christophe Gernigon tarafından geliştirildi.
  • İtalya merkezli MARGstudio’nun, Alessio Casciano Design ve Angeletti Ruzza’yla birlikte tasarladığı koruyucu siperliklerin amacı, salgın sonrası sosyalleşmeye yardımcı olmak. Şişirilebilir bu yüz koruyucu siperliklerde, içine yiyecek-içecek girebilmesi için özel bir alan da yer alıyor. Dolayısıyla kullanıcıların bu siperlikle restoranlara da rahatça gidebileceği öngörülüyor.  

  • İşlevselliğin ön planda olduğu maske ve siperlik tasarımlarının yanında, moda tasarımcıları tarafından, farklı ve özgün tarzlarda ürünler de geliştiriliyor. Tasarımcı Ýrúrarí Jóhannsdóttir de bu şekilde, kendi tarzını yeni koruyucu maske tasarımlarına uyarlayarak, deneyselliğin ve eğlencenin de birer unsur haline geldiği alternative maske tasarımları öneriyor. Ancak bunların güvenlik anlamında iyi bir alternatif kabul edilemeyeceğini vurguluyor.

(Kaynak: İstanbul Tasarım Bienali, Blog)

Paylaş

Teklif Alın

Tamamla Devam Et
Teklif Listeniz shopping_basket