Alper Aytaç’ın Haliç Kütüphanesi’ne ödül

Dünyanın prestijli platformlarından Architizer, bu yıl dokuzuncusunu gerçekleştirdiği Architizer A+Awards’ın kazananlarını açıkladı. Alper Aytaç’ın Haliç Kütüphanesi Projesi, kamusal projeler kategorisinde 2021 yılının Architizer A+ Jüri ödülü kazananı oldu.

New York merkezli, mimari, iç mimari projeler ve tasarım ürünleri paylaşım platformu Architizer’in 2012’den bu yana sürdürdüğü Architizer A+ Ödül programı, her yıl dünya çapında birçok projeyi değerlendirmeye alıyor. Bu sene 100’den fazla ülkeden 5000’den fazla katılımcının bulunduğu yarışmada, Türkiye’den kazanan tek isim Haliç Kütüphanesi projesi ile Alper Aytaç oldu.

A+ Ödülleri mimari topluluğun ötesine geçiyor. Başvuran projeler; moda, yayıncılık, ürün tasarımı, gayrimenkul geliştirme ve teknoloji gibi çeşitli alanların önde gelenleri arasında yer alan 400’den fazla isim tarafından değerlendiriliyor. Mimarlar, insanların hayatlarını geçirdikleri her alanı ve her yeri şekillendiriyor. Architizer, A+Awards ile dünyaya mimarlığın ne kadar önemli olduğunu hatırlatmayı hedefliyor.

Pandeminin yarattığı sosyal ve çevresel zorluklarla geçen bir yılın ardından 2021’in teması “Değişen Dünya için Mimarlık” olarak belirlenmişti. A+ Ödülleri, bu edisyonunda gelecek nesillere daha dirençli yaşam alanları tasarlamayı hedefleyen mimar ve tasarımcıları ödüllendiriyor.

Alper Aytaç’ın Haliç Kütüphanesi, kamusal projeler kategorisinde 2021 Architizer A+ Juri ödülünün sahibi oldu. Bir uçan halıyı andıran tasarım, İstanbul’un kültürel ve görsel hafızasının kesişim noktası olan tarihi Galata bölgesinde, Haliç kıyısında yer alıyor.

Haliç Kütüphanesi, bulunduğu çevre ve kültüre dokunup uçan bir halı şeklinde tasarlanmış. İstanbul’un sembolü olan 7 tepe ve tepelerde bulunan anıtsal yapıların yarattığı siluet, binanın çatı formuna hayat veriyor. En belirgin 3 tepe ve Galata Kulesi silueti, ana kütüphane ve çalışma alanlarını barındıran bölümün çatı örtüsünü oluşturuyor. Daha küçük ve uzaktaki tepeler ise, binanın zemin/peyzaj ilişkisini yumuşatıp, iç ile dış mekân arasında kamusal bir alan ortaya çıkarıyor. Böylece içeri girişte, yumuşak bir geçiş alanı yaratılmış oluyor.

Yapı, gürültüyü uzak tutmak için Mimar Sinan’ın Azapkapı Sokullu Camii’nin yükseltilmiş cemaat yerinden ilham alıyor. Zemin kat, sesin ve hareketin yoğun olduğu sarmal şeklindeki çocuk kütüphanesini, oditoryumu ve restoranı barındırıyor. Çalışma alanı ve ana kütüphane ise, tıpkı Sokullu Camii’ndeki gibi, yukarıda yer alıyor.

Alper Aytaç projeyi “Haliç Kütüphanesi, İstanbul’un bilgisine ışık tutan, Haliç’in iki yakasındaki şehrin sembollerini bağlamayı sağlayan bir aracı olmayı hedefliyor” diye tanımlıyor.

Paylaş

Teklif Alın

Tamamla Devam Et
Teklif Listeniz shopping_basket